6 Nisan 2013 Cumartesi

Ağlatan Hikayelere Örnekleri


Ağlatan Hikayelere Örnekler, Çok Dramatik Ağlatan Hikayeler, Ağlatan Hikaye Çeşitleri, Ağlatan Hikaye Bul, Ağlatan Hikayeler Ara, Çok Dramatik ağlatan Hikaye Örnekleri, Çok Acıklı Ağlatan Hikayeler, Çok Üzücü Ağlatan Hikaye ÖRnekleri, Ağlanılacak Hik

Öyle Hikayeler vardırki bittiğinde iki damla yaş dökülür gözlerinizden
Yeter ki kalp dokunmak gibi, bir solukta okunacak kadar kısa,
duygulu boğaz bu nedenle, bu yüzden benim hikayem söylemek düğümleyecek şey,
hakkında 'bizim hikayemiz demek hepimiz ...

İşte bu hikayeleri gözyaşı hikayeleridir.




ÖZLEM
On yaşındaki küçük kız, okul önlük düğmelerini çalışıyor, onun panik elinde, o birbirine yürüdü, böylece acele oldu. Gözlerini ovuşturarak şişmiş uyku dışarı fırladı. Yolda yürümek ayak ayakkabı için çabalıyoruz neden yalpalama. Son günlerde, sürekli uyanma geç, ilk ders yetişmek. Öğretmen, kalbi biraz yorgun kalmasıydı yalan söylemek zorunda her zaman verilen ceza çok. Uyduracaktı ne bu kez mazeret? Diyor ki hiç kızacaktı öğretmen daha uykuda düşme,. O annesi söz verdi. Ne olursa olsun, ne olursa olsun olur, kesinlikle yalan söylemek değildir. Gün öğretmen gözlerini sap yalan kazık arkasına saklanarak, çaresizlik içinde, ateş yanan ile geçti.

Islak okul kapısı çalışan. Alın, çile mürekkep yazılı metin, yüzen saç, ipek, tel, fazla bir kristalize. Al yanakları şişmiş gözler koridorda ürkek adımları hareket, etrafa yerleşti. Küçük boyut, sınıfın önünde ağır bir çanta taşıyabilir esaret geldi. Yavaşça son kez önlük ve yakalığını doğru için kapıya kulağını eğildi. İçinde, hiç ses yoktu. Çantasını pahasına, minik eller kapıya birkaç kez vurdu aldı. Bu sessizlik sınıf girer ürkek adımları, fısıldıyor dahil kahkaha yere bıraktı. Bunun için ona şimdi deli Bazı çocuklar, bazıları bir sertleşme gülmelerle alaycı bakışları ile birlikte. Gitmek yerine hazırlanıyor küçük kız dehşet küçük kızın kalp kovalayan öğretmen, sınıf, sessizlik, kahkaha, konuşmaya başladı.

- Bekle! Bunun yerine yaşam! Sizi uyarmak için birkaç kez, ben cezalandırmak bıktım. Geç olma yorgun. Ve tek ayak üstünde geç sonraki durağı kadar ders kurulu. Ben son ayak sorumsuzluk indirilen kadar görmek istemiyorum ... ...

Öğretmenler, küçük bir yaralı kalbi ortasında tarafından belirlenen hedef. Orta sınıf Blues grafik bir sanatçının duran zalim elinde. Diğer çocuk kahkaha fırçanın son vuruşlarda yeniden başladı tablo vuruldu.
Gözlerinde alaycı cevapsız bakışlar, düşmeye hazır bulutlar karşı küçük kız, yönetim kurulu onu geçti. Tabii ki devam etmek için ayağını yetiştirmişti.

Küçük ayak, güç bitiyor acı ve ders zili nihayet çaldı biter. Bir yangın kaçış kapısı gibi zaten çocuklar koşturup terk edildi unutmuştu. Kitap toplama sınıfta öğretmen, hiç kimse masadan bırakılır. O aniden söylemek düşünüldü olarak bile küçük kızın yüzüne bakmadan "Tamam! Dağılın." Daha sonra, kız, geri birkaç metre adım eşleme olarak adlandırılan.

- Bir dakika! Bu sınıf her gün için geç kaldık. Bu böyle gitmiyor! Veya okuldan ya da zevk ile uyku dur! Ben aynı anda her ikisini de çalışırken yoruldum. Nasıl geleceğe doğru açık yürekli, okula hazırlık için aciz bir anne vardı. Ben bir veli toplantıları kez birçok kez aradığınızda rağmen bile beni görmüyor. Sen diğer çocuklar sorumsuzluk örnek izin verilmez. Ya kendine çeki düzen ver ya da ...

Yıldırım için bekleyen küçük kızın gözleri ağzında Öğretmenler,, düşen bulutlar. Çoraklaşmış yağmurlar bir kalp yeterli değildir yumuşatmak, sorular devam etti.

- Okumak istemiyor musunuz? Eğer öyleyse, ne Yorulma Test yapmak ne de yok!

Küçük kızın başının önünde düşmüştü.

- Hayır öğretmen, dedi. Ben çok okumak istiyorum. Bir bu çok, ama her sabah aynı rüyayı görüyorum.
- Sen ne hayal ediyorum?
- Geçen yıl, annem beni yalnız bıraktı, ben cenneti görüyorum. Uyanmak, o çok, pamuk tam uzanarak, okşamak elleriyle başımı istiyor beni özlüyor diyor.

Süzülen başka bir derin nefes yanakları sildikten sonra, o devam etti.

- Ben o kadar çok ki özledim ... Belki yine aynı rüya göreceksiniz, belki yine rüya uyku devam, ben uyanmak istemiyorum, ama rüya devam değil ...

Daha fazla anlatmak için gücüm. Daha titreyerek son cümle kurdu.

- Rüyamda olsa da, o kadar onu doya sarılmak istediğiniz, başımı bir kez pat ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder